Onaylanma İhtiyacı Nedir? Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları
Onaylanma İhtiyacı Nedir?
Onaylanma ihtiyacı, kişinin düşüncelerinin, kararlarının, davranışlarının veya kişisel değerinin doğru ve yeterli olduğuna inanabilmek için başkalarının olumlu değerlendirmesine yoğun biçimde ihtiyaç duymasıdır.
Kişi çevresinden kabul ve takdir gördüğünde kısa süreli rahatlayabilir. Eleştiri, ilgisizlik veya fikir ayrılığı yaşadığında ise kendisinden şüphe etmeye başlayabilir.
Onaylanma ihtiyacı şu alanlarda ortaya çıkabilir:
- Romantik ilişkiler
- Arkadaşlıklar
- Aile ilişkileri
- İş yaşamı
- Akademik yaşam
- Sosyal medya
- Fiziksel görünüm
- Ebeveynlik
- Karar verme
- Yaratıcı çalışmalar
- Sosyal ortamlardaki davranışlar
Kişinin zaman zaman görüş istemesi veya takdir edilmekten hoşlanması sağlıksız değildir. Onay arayışının sorun hâline gelmesinde sıklığı, kişinin kararlarını ne ölçüde etkilediği ve kendi ihtiyaçlarından vazgeçmesine yol açıp açmadığı önemlidir.
Onaylanmak İstemek Normal midir?
Evet. İnsanlar sosyal varlıklardır. Yakınları tarafından kabul edilmek, emeklerinin fark edilmesi ve değer gördüklerini hissetmek doğal ihtiyaçlardır.
Sağlıklı bir onay ihtiyacında kişi:
- Geri bildirim almaktan yararlanabilir.
- Takdir edildiğinde mutlu olabilir.
- Eleştiri karşısında üzülebilir.
- Önemli kararlarda güvendiği kişilerin görüşünü alabilir.
- Başkalarının değerlendirmesini dikkate alırken kendi düşüncesini de koruyabilir.
Yoğun onaylanma ihtiyacında ise kişi:
- Kararlarını tek başına veremez.
- Herkesi memnun etmeye çalışır.
- Fikir ayrılığını reddedilme olarak görür.
- Eleştiri karşısında bütün değerini sorgular.
- Başkalarının beklentileri için kendi ihtiyaçlarından vazgeçer.
- Olumlu geri bildirime rağmen kendisinden emin olamaz.
Amaç hiç kimsenin görüşünü önemsememek değil, dışarıdan gelen değerlendirmeler ile kişinin kendi değerleri ve gözlemleri arasında denge kurabilmektir.
Onaylanma İhtiyacı Bir Hastalık mıdır?
Hayır. Onaylanma ihtiyacı tek başına resmî bir psikiyatrik tanı veya hastalık değildir.
İnsanların kabul edilme ihtiyacı doğaldır. Ancak sürekli ve yoğun onay arayışı düşük öz güven, kaygı, mükemmeliyetçilik, reddedilme hassasiyeti, terk edilme korkusu veya bazı ilişki örüntüleriyle birlikte görülebilir.
Yalnızca başkalarının görüşünü fazla önemsemek üzerinden psikolojik tanı konulamaz. Belirtilerin süresi, yoğunluğu ve kişinin günlük yaşamına etkisi uzman tarafından değerlendirilmelidir.
Onaylanma İhtiyacının Belirtileri Nelerdir?
Onaylanma ihtiyacı her kişide aynı biçimde görülmeyebilir. Sık karşılaşılan işaretler şunlardır:
- Karar vermeden önce birçok kişiye danışmak
- Kendi kararından sürekli şüphe etmek
- Sık sık “Doğru mu yaptım?” diye sormak
- Övgü almadığında başarısız olduğunu düşünmek
- İnsanları memnun etmeye çalışmak
- Hayır demekte zorlanmak
- Fikir ayrılığı yaşamaktan kaçınmak
- Eleştiriyi kişisel değerine yönelik saldırı olarak görmek
- Başkalarının düşüncelerine göre davranış değiştirmek
- Beğenilmek için gerçek düşüncelerini saklamak
- Sürekli özür dilemek
- İnsanların yüz ifadelerini ve ses tonlarını incelemek
- Mesajlara geç cevap verilmesini kişisel algılamak
- Sosyal medyadaki beğeni ve yorumları tekrar tekrar kontrol etmek
- Yaptığı işi göndermeden önce sık sık görüş istemek
- Partnerinden sürekli sevildiğine dair güvence beklemek
- Başkalarının sorunlarını çözmeyi kendi görevi görmek
- Kendi ihtiyaçlarını bencilce bulmak
- Başarısını dışarıdan gelen takdirle ölçmek
- Reddedilme ihtimali bulunan fırsatlardan kaçınmak
- Her ortamda uyumlu ve sorunsuz görünmeye çalışmak
- Birinin kendisine kızmasına tahammül edememek
- Başkalarının mutluluğundan kendisini sorumlu hissetmek
Bu belirtilerin birkaçını zaman zaman yaşamak kalıcı bir psikolojik sorun bulunduğu anlamına gelmez. Davranışın kişinin kararları, ilişkileri ve öz değeri üzerindeki etkisi önemlidir.
Onaylanma İhtiyacı Nasıl Ortaya Çıkar?
Onaylanma ihtiyacı çoğunlukla kişinin kendisini değerlendirmekte zorlandığı veya sosyal kabulün tehlikede olduğunu düşündüğü bir durumda ortaya çıkar.
Örnek bir döngü şöyle ilerleyebilir:
- Kişi önemli bir karar verir.
- “Ya yanlış karar verdiysem?” düşüncesi ortaya çıkar.
- Kaygı ve belirsizlik hisseder.
- Çevresindeki kişilere ne yapması gerektiğini sorar.
- Olumlu cevap aldığında kısa süreli rahatlar.
- Başka biri farklı bir görüş söylediğinde kaygısı yeniden artar.
- Daha fazla kişiden onay almaya çalışır.
- Kendi kararına olan güveni giderek azalır.
Güvence veya onay kısa vadede kaygıyı azaltabilir. Ancak kişi rahatlamak için sürekli başkalarının cevabına ihtiyaç duymaya başladığında kendi değerlendirmesine güvenmekte daha fazla zorlanabilir.
Aşırı güvence arama davranışının depresif belirtiler ve kişiler arası reddedilme deneyimleriyle ilişkisini inceleyen araştırmalar bulunmaktadır. Bu ilişki, onay arayan herkesin depresyon yaşayacağı anlamına gelmez. Aşırı güvence arama üzerine meta-analitik inceleme
Onaylanma İhtiyacı Neden Olur?
Onaylanma ihtiyacının tek bir nedeni yoktur. Çocukluk deneyimleri, kişilik özellikleri, ilişkiler ve sosyal çevre birlikte etkili olabilir.
Koşullu sevgi ve takdir
Çocuk yalnızca başarılı olduğunda, uyumlu davrandığında veya yetişkinlerin beklentilerini karşıladığında takdir edilmiş olabilir.
Kişi zamanla kabul görmek için belirli şekilde davranması gerektiğine inanabilir.
Yoğun eleştiri
Hataların sık sık vurgulandığı ve olumlu davranışların fark edilmediği bir ortamda büyüyen kişi kendi değerlendirmesine güvenmekte zorlanabilir.
Sürekli karşılaştırılmak
Kardeşler, arkadaşlar veya sınıf arkadaşlarıyla karşılaştırılan çocuk, kendi gelişimini değil başkalarının kendisi hakkındaki değerlendirmesini önemsemeyi öğrenebilir.
Duyguların ve ihtiyaçların küçümsenmesi
Çocuğa “Bunda üzülecek ne var?”, “Abartıyorsun” veya “Sen ne istediğini bilmiyorsun” denmesi, kişinin kendi duygu ve ihtiyaçlarından şüphe etmesine katkıda bulunabilir.
Reddedilme ve dışlanma deneyimleri
Akran zorbalığı, sosyal dışlanma veya önemli ilişkilerde reddedilme yaşamak kişinin yeni ilişkilerde kabul işaretlerini sürekli aramasına yol açabilir.
Düşük öz güven
Kişi kendi yeterliliğine güvenmediğinde doğru karar verebilmek için başkalarının fikrine daha fazla ihtiyaç duyabilir.
Mükemmeliyetçilik
Kişi bir işi doğru yaptığından emin olabilmek için başkalarının onayını bekleyebilir. Eleştiri almamak, kusursuzluğun göstergesi gibi değerlendirilebilir.
Terk edilme korkusu
Kişi kendi düşüncesini ifade ederse veya hayır derse ilişkisinin sona ereceğine inanabilir. İlişkiyi korumak için sürekli uyum sağlayabilir.
Kaygı ve belirsizliğe tahammül etmekte zorlanmak
Kararların sonucunu önceden bilmek mümkün değildir. Belirsizliğe tahammül etmekte zorlanan kişi daha fazla güvence arayabilir.
Sosyal medya
Beğeni, takipçi ve yorum sayıları sosyal kabulün görünür ölçütleri gibi algılanabilir. Kişi paylaşımının değerini aldığı etkileşimle ölçmeye başlayabilir.
Kültürel ve toplumsal beklentiler
Uyumlu, fedakâr veya başkalarını memnun eden kişi olmanın ödüllendirildiği ortamlarda kişisel ihtiyaçları ifade etmek zorlaşabilir.
Onaylanma İhtiyacı ve Öz Güven
Öz güven, kişinin her zaman doğru karar vereceğine inanması değildir. Hata yapabileceğini kabul ederek kendi değerlendirmesine güvenebilmesidir.
Onaylanma ihtiyacı yüksek olan kişi kendi düşüncesinden ancak başkaları da aynı fikirde olduğunda emin olabilir.
Örneğin kişi yaptığı çalışmayı beğense bile yöneticisi övmediğinde yetersiz olduğunu düşünebilir. Bir kıyafeti sevdiği hâlde çevresinden olumlu yorum almazsa giymekten vazgeçebilir.
Dış onaya bağımlı öz değer kolayca değişebilir. Övgü geldiğinde yükselir, eleştiride azalır.
Daha dengeli öz değerlendirme ise şu soruları içerir:
- Ben bu konuda ne düşünüyorum?
- Kararım hangi değerlerimle uyumlu?
- Elimdeki bilgiler ne söylüyor?
- Bu deneyimden ne öğrenebilirim?
- Eleştirinin yararlı kısmı nedir?
Araştırmalar kişinin öz değerini sosyal onaya bağlamasının değerlendirilme tehdidine karşı daha yüksek hassasiyetle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Sosyal onay ve öz değer üzerine araştırma
Onaylanma İhtiyacı ve İnsanları Memnun Etme Davranışı
Onaylanma ihtiyacı, insanları memnun etme davranışıyla birlikte görülebilir.
Kişi:
- İstemediği talepleri kabul edebilir.
- Kendi planlarını iptal edebilir.
- Rahatsızlığını ifade etmeyebilir.
- Herkesin sorununu çözmeye çalışabilir.
- Hayır dediğinde yoğun suçluluk yaşayabilir.
- İnsanların kendisine kızmasından korkabilir.
- Kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleyebilir.
Başkalarına yardım etmek sağlıksız değildir. Belirleyici olan davranışın gönüllü bir seçim mi, yoksa reddedilmemek için hissedilen zorunluluk mu olduğudur.
Onaylanma İhtiyacı ve Hayır Diyememek
Kişi hayır dediğinde bencil, kaba veya sevgisiz görüneceğini düşünebilir. Karşı tarafın hayal kırıklığını kendi hatası gibi değerlendirebilir.
Bu nedenle kapasitesinin üzerinde sorumluluk alabilir.
Daha dengeli bir düşünce şöyle olabilir:
“Karşı tarafın talebini karşılayamamam onun üzülmesine yol açabilir. Ancak bu, yanlış veya kötü bir insan olduğum anlamına gelmez.”
Sağlıklı ilişkiler her isteğin kabul edildiği değil, farklı ihtiyaçların açıkça konuşulabildiği ilişkilerdir.
Onaylanma İhtiyacı ve Mükemmeliyetçilik
Mükemmeliyetçi kişi yaptığı işin yeterli olduğuna kendi başına karar vermekte zorlanabilir. Başkalarının onayı tamamlanmışlık ölçütü hâline gelebilir.
Şu davranışlar görülebilir:
- İşleri defalarca kontrol etmek
- Göndermeden önce birçok kişiye göstermek
- Eleştirilecekse başlamamak
- Olumlu geri bildirimi küçümsemek
- Tek bir eleştiriyi uzun süre düşünmek
- Herkesin beğeneceği bir sonuç üretmeye çalışmak
Ancak herkesin beklentisini aynı anda karşılamak mümkün değildir. Bir çalışma bazı kişiler tarafından beğenilirken başkaları farklı düşünebilir.
Onaylanma İhtiyacı ve İlişkiler
Yoğun onaylanma ihtiyacı romantik ilişkilerde şu biçimlerde görülebilir:
- Partnerden sürekli sevgi güvencesi istemek
- Mesajlara geç cevap verilmesini reddedilme olarak görmek
- Partnerin görüşüne göre karar değiştirmek
- İlişkiyi kaybetmemek için sınırlarından vazgeçmek
- Partnerin her duygusundan kendisini sorumlu tutmak
- Fikir ayrılığını sevgisizlik olarak yorumlamak
- Kıskançlık ve karşılaştırma yaşamak
- Partnerin onayı olmadan kendisini güzel veya değerli hissedememek
Güvence istemek ilişkilerin doğal bir parçasıdır. Sorun, verilen güvenceye rağmen şüphenin kısa süre sonra geri dönmesi ve ilişkinin sürekli onay sağlama görevi üstlenmesidir.
İş Hayatında Onaylanma İhtiyacı
İş yaşamında onaylanma ihtiyacı şu davranışlarla görülebilir:
- Yöneticinin görüşünü sürekli kontrol etmek
- Övgü almadığında başarısız olduğunu düşünmek
- Her görevi kabul etmek
- Fazla mesaiye hayır diyememek
- Toplantıda farklı fikir söylemekten kaçınmak
- Eleştiriyi kişisel algılamak
- İşleri devretmemek
- Sürekli daha fazlasını kanıtlamaya çalışmak
- Başarılarını küçümsemek
- Başkalarının iş yükünü üstlenmek
Kişi çalışkan ve uyumlu olarak görülebilir. Ancak bu performans yoğun kaygı, tükenmişlik ve kendi ihtiyaçlarını ihmal etme pahasına sürdürülebilir.
Sosyal Medyada Onaylanma İhtiyacı
Sosyal medya, başkalarının değerlendirmesini sayı olarak görünür hâle getirebilir.
Kişi:
- Paylaşımın beğeni sayısını sık sık kontrol edebilir.
- Az etkileşimi kişisel reddedilme olarak değerlendirebilir.
- Fotoğraflarını defalarca düzenleyebilir.
- Paylaşımı beklediği ilgiyi görmeyince silebilir.
- Kendisini başkalarının görünür hayatlarıyla karşılaştırabilir.
- Kabul görmek için gerçek düşüncelerini saklayabilir.
Sosyal medya kullanmak veya beğenilerden hoşlanmak tek başına sorun değildir. Kullanım kişinin öz değerini ve ruh hâlini belirgin biçimde etkilediğinde sınırların değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Onaylanma İhtiyacı Kişiyi Nasıl Etkileyebilir?
Yoğun onaylanma ihtiyacı şu sonuçlarla ilişkili olabilir:
- Düşük öz güven
- Karar verme güçlüğü
- Kaygı
- Sürekli kendinden şüphe etme
- Hayır diyememe
- Tükenmişlik
- İlişkilerde dengesizlik
- Kişisel sınırların ihmal edilmesi
- Eleştiri karşısında yoğun üzüntü
- Gerçek düşünceleri ifade edememe
- Reddedilme korkusu
- Sosyal karşılaştırma
- Kendi ihtiyaçlarına yabancılaşma
- Başarıdan keyif alamama
- Başkalarının duygularından aşırı sorumluluk alma
Kişi herkes tarafından kabul edilmeye çalışırken kim olduğunu, ne istediğini ve hangi değerleri önemsediğini fark etmekte zorlanabilir.
Onaylanma İhtiyacıyla Nasıl Başa Çıkılır?
Onay aradığınız anları fark edin
Birinden görüş istemeden önce kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Şu anda bilgi mi, onay mı arıyorum?
- Karşımdaki kişi farklı düşünürse kararımı değiştirecek miyim?
- Aynı soruyu daha önce başka birine sordum mu?
- Aldığım cevap beni ne kadar süre rahatlatacak?
- Bu konuda kendi görüşüm nedir?
Amaç bir daha hiç görüş almamak değil, tekrar eden güvence arayışını fark etmektir.
Önce kendi fikrinizi belirleyin
Başkalarına sormadan önce düşüncenizi yazabilirsiniz:
“Bu konuda benim kararım ne olurdu?”
“Ben hangi seçeneği istiyorum?”
“Bu karar hangi değerimle uyumlu?”
Daha sonra dışarıdan gelen görüşleri kendi değerlendirmenize ekleyebilirsiniz.
Küçük kararları tek başınıza verin
Kendi kararınıza güvenme becerisi küçük adımlarla geliştirilebilir.
Örneğin:
- Ne giyeceğinize karar vermek
- Ne yiyeceğinizi seçmek
- Boş zamanınızı nasıl geçireceğinizi belirlemek
- Küçük bir alışverişi görüş almadan yapmak
- Bir mesajı tekrar tekrar göstermeden göndermek
Kararın kusursuz olması gerekmez. Amaç karar verme deneyimini yaşayabilmektir.
Onay istemeyi kısa süre erteleyin
Birine “Doğru mu yaptım?” diye sormadan önce kendinize belirli bir süre verebilirsiniz.
Bu sırada kaygının nasıl yükselip azaldığını gözlemleyebilirsiniz. Amaç desteği tamamen bırakmak değil, dış güvence olmadan da duyguya dayanabilmektir.
Eleştiri ile kişisel değeri ayırın
Bir davranış veya çalışma hakkında alınan geri bildirim kişinin bütün değerini belirlemez.
“Bu raporda eksik var” ifadesi:
“Ben yetersizim.”
anlamına gelmez.
Daha dengeli bir değerlendirme şöyle olabilir:
“Bu çalışmanın geliştirilmesi gereken bir bölümü var. Bu durum bütün yeterliliğimi belirlemiyor.”
Herkesin sizi beğenmesinin mümkün olmadığını kabul edin
Farklı insanların farklı değerleri, beklentileri ve tercihleri vardır. Aynı davranış bir kişi tarafından olumlu, başka biri tarafından olumsuz değerlendirilebilir.
Herkesin onayını kazanmayı hedeflemek kişinin kendi değerlerinden uzaklaşmasına yol açabilir.
Daha gerçekçi bir hedef:
“Saygılı ve değerlerimle uyumlu davranabilirim. Herkesin beni beğenmesini kontrol edemem.”
Fikir ayrılığına küçük adımlarla yaklaşın
Düşük riskli durumlarda farklı görüşünüzü söylemeyi deneyebilirsiniz:
“Ben bu konuda farklı düşünüyorum.”
“Bu plan bana uygun değil.”
“Benim tercihim diğer seçenek.”
“Fikrini anlıyorum ancak kararım değişmedi.”
Fikir ayrılığı her zaman çatışma veya ilişkinin sona ermesi anlamına gelmez.
Hayır demeyi deneyin
Önce daha kolay durumlarda kısa ve açık cümleler kullanabilirsiniz:
“Bugün uygun değilim.”
“Bu görevi üstlenemeyeceğim.”
“Bu konuyu konuşmak istemiyorum.”
“Düşünüp sana döneceğim.”
Uzun açıklamalar yapmak zorunda değilsiniz. Karşı tarafın hayal kırıklığı yaşaması sınırınızın yanlış olduğu anlamına gelmez.
Övgüyü reddetmeden kabul edin
Birisi sizi övdüğünde:
“Önemli değildi.”
“Herkes yapabilirdi.”
“Şanslıydım.”
demek yerine yalnızca:
“Teşekkür ederim.”
demeyi deneyebilirsiniz.
Övgüyü kabul etmek kendinizi herkesten üstün görmek anlamına gelmez.
Kendi başarı kayıtlarınızı oluşturun
Tamamladığınız işler, çözdüğünüz sorunlar ve öğrendiğiniz beceriler hakkında kısa notlar tutabilirsiniz.
Amaç sürekli kendinizi övmek değil, değerlendirmenizde yalnızca başkalarının tepkilerini değil kendi gözlemlerinizi de kullanmaktır.
Değerlerinizi belirleyin
Karar verirken şu soruları sorabilirsiniz:
- Benim için gerçekten önemli olan nedir?
- Bu davranış hangi değerimle uyumlu?
- Kimse görmese yine bunu yapmak ister miydim?
- Eleştirilmeyeceğimi bilsem nasıl davranırdım?
Değerler kişinin her kararda kesin cevap bulmasını sağlamaz; ancak dış değerlendirmelerin arasında yön gösterebilir.
Kendinize karşı kullandığınız dili değiştirin
“Beni beğenmediyse değersizim” yerine:
“Bu kişi davranışımı beğenmemiş olabilir. Bir kişinin değerlendirmesi bütün değerimi belirlemez.”
“Yanlış karar verirsem rezil olurum” yerine:
“Kararlar bazen beklediğim sonucu vermeyebilir. Bu deneyimden öğrenebilirim.”
Öz şefkat geliştirin
Kendinize, değer verdiğiniz bir arkadaşınıza göstereceğiniz anlayışla yaklaşmayı deneyebilirsiniz.
Öz şefkat hataları yok saymak veya sorumluluk almamak değildir. Hata karşısında kendinizi bütünüyle değersiz ilan etmeden sorumluluk alabilmektir.
Onaylanma İhtiyacını Azaltmak Bencillik midir?
Hayır. Kendi görüşünü ve ihtiyaçlarını önemsemek başkalarının görüşünü bütünüyle yok saymak anlamına gelmez.
Sağlıklı bir dengede kişi:
- Başkalarını dinleyebilir.
- Geri bildirim alabilir.
- Hatalarını kabul edebilir.
- Gerektiğinde fikrini değiştirebilir.
- Aynı zamanda kendi ihtiyaç ve sınırlarını koruyabilir.
Amaç başkalarının ne düşündüğünü hiç önemsememek değil, kişisel değeri yalnızca onların değerlendirmesine bırakmamaktır.
Onaylanma İhtiyacı Tamamen Geçer mi?
Başkaları tarafından kabul edilme ihtiyacı insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bu nedenle amaç hiçbir zaman takdir veya destek istememek değildir.
Daha gerçekçi hedefler şunlar olabilir:
- Onay aradığını daha erken fark etmek
- Önce kendi görüşünü belirlemek
- Küçük kararları bağımsız verebilmek
- Eleştiriye rağmen kişisel değerini korumak
- Fikir ayrılığına tahammül edebilmek
- Herkesi memnun etmeye çalışmamak
- Hayır diyebilmek
- Kendi ihtiyaçlarını fark etmek
- Başkalarının duygularından aşırı sorumluluk almamak
- Dış değerlendirme ile iç değerlendirme arasında denge kurmak
Onay ihtiyacı zaman zaman ortaya çıkabilir. Önemli olan kişinin kararlarını ve öz değerini eskisi kadar yönetmemesidir.
Onaylanma İhtiyacı İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınabilir?
Aşağıdaki durumlarda psikolojik destek değerlendirilebilir:
- Karar vermeden önce sürekli başkalarına danışıyorsanız
- Eleştiri karşısında bütün değerinizi sorguluyorsanız
- İnsanları memnun etmek için kendi ihtiyaçlarınızdan vazgeçiyorsanız
- Hayır dediğinizde yoğun suçluluk yaşıyorsanız
- Partnerinizden sürekli sevgi güvencesi istiyorsanız
- Reddedilme düşüncesi yoğun kaygı oluşturuyorsa
- Başkalarının ne düşündüğü günün önemli bölümünü kaplıyorsa
- Sosyal medya etkileşimleri ruh hâlinizi belirliyorsa
- Kendi kararlarınıza güvenemiyorsanız
- İlişkilerinizde tekrar tekrar kullanılan taraf olduğunuzu hissediyorsanız
- Onay almak için kapasitenizin üzerinde çalışıyorsanız
- Yoğun kaygı veya depresif belirtiler yaşıyorsanız
Psikolojik destek almak için onaylanma ihtiyacının bütün yaşamınızı durdurmasını beklemeniz gerekmez.
Psikolojik Görüşmelerde Onaylanma İhtiyacı Nasıl Ele Alınabilir?
Psikolojik görüşmelerde kişinin başkalarının onayına neden ihtiyaç duyduğu ve onay alamadığında kendisi hakkında ne düşündüğü değerlendirilebilir.
Süreçte şu alanlar üzerinde çalışılabilir:
- Onay arama davranışlarının fark edilmesi
- Öz değerin hangi koşullara bağlandığının anlaşılması
- Eleştirilme ve reddedilme korkusu
- Terk edilme kaygısı
- Mükemmeliyetçilik
- İnsanları memnun etme davranışı
- Hayır diyememe
- Karar verme güçlüğü
- Kişisel sınırlar
- Öz güven
- Öz şefkat
- Kişisel değerlerin belirlenmesi
- Daha dengeli iç değerlendirme geliştirilmesi
Her kişinin onay arama davranışının kaynakları farklıdır. Bu nedenle psikolojik görüşmeler kişinin yaşam öyküsü, ilişkileri ve ihtiyaçları doğrultusunda planlanmalıdır.
Onaylanma İhtiyacı İçin Ankara Psikolog Desteği
Karar verirken sürekli başkalarının fikrine ihtiyaç duyuyor, eleştirildiğinizde değersiz hissediyor veya insanların sevgisini kaybetmemek için kendi ihtiyaçlarınızdan vazgeçiyor olabilirsiniz.
Ankara Psikolog arayışında onaylanma ihtiyacını yalnızca öz güven eksikliği olarak değil; kişinin geçmiş ilişkileri, reddedilme korkusu, mükemmeliyetçi beklentileri ve sınır koyma güçlükleriyle birlikte değerlendiren bir uzman seçmek önemlidir.
Ankara Çankaya’da hizmet veren Cinnah Psikoloji, yetişkinlere yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikolojik görüşme seçenekleri sunmaktadır.
Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü; yetişkinlerde onaylanma ihtiyacı, insanları memnun etme davranışı, hayır diyememe, düşük öz güven, reddedilme korkusu, kaygı ve ilişki sorunlarının değerlendirilmesine yönelik psikolojik görüşmeler gerçekleştirmektedir.
Görüşmelerde amaç kişiye başkalarının görüşünü hiç önemsememesini söylemek değildir. Dışarıdan gelen değerlendirmeler ile kendi duygu, ihtiyaç ve değerleri arasında daha dengeli bir ilişki kurmasına yardımcı olmak hedeflenir.
Ankara Psikolog desteği ve görüşme seçenekleri hakkında bilgi almak için:
Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü
Cinnah Psikoloji
Telefon: 0541 519 22 15
Klinik telefonu: 0312 427 55 56
E-posta: ezgi@cinnahpsikolog.com
Genel e-posta: info@cinnahpsikolog.com
İnternet sitesi: www.cinnahpsikolog.com
Onaylanma İhtiyacı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Onaylanma ihtiyacı nedir?
Onaylanma ihtiyacı, kişinin kararlarının, davranışlarının veya kişisel değerinin doğru ve yeterli olduğuna inanabilmek için başkalarının olumlu değerlendirmesine yoğun biçimde ihtiyaç duymasıdır.
Onaylanma ihtiyacı neden olur?
Koşullu sevgi ve takdir, yoğun eleştiri, karşılaştırılma, reddedilme deneyimleri, düşük öz güven, mükemmeliyetçilik ve terk edilme korkusu etkili olabilir.
Onay beklemek normal midir?
Evet. Kabul edilmek ve takdir görmek doğal ihtiyaçlardır. Sorun, kişinin öz değerini bütünüyle başkalarının görüşüne bağlaması ve kendi kararlarına güvenememesidir.
Onaylanma ihtiyacı bir hastalık mıdır?
Hayır. Tek başına resmî bir psikiyatrik tanı değildir. Ancak kaygı, düşük öz güven ve farklı ilişki güçlükleriyle birlikte görülebilir.
İnsanları memnun etmeye çalışmak neden olur?
Reddedilme, eleştirilme veya sevilmeme korkusu kişinin başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymasına yol açabilir.
Başkalarının ne düşündüğünü önemsememek mümkün mü?
Amaç başkalarının görüşlerini tamamen önemsiz görmek değildir. Kendi duygu, değer ve gözlemleriniz ile dışarıdan gelen değerlendirmeler arasında denge kurmak daha gerçekçi bir hedeftir.
Sürekli güvence istemek ilişkiyi etkiler mi?
Tekrar eden güvence arayışı partner üzerinde baskı oluşturabilir ve kişinin kendi değerlendirmesine güvenmesini zorlaştırabilir.
Onaylanma ihtiyacı nasıl azaltılır?
Önce kendi görüşünü belirlemek, küçük kararları bağımsız vermek, onay istemeyi ertelemek, fikir ayrılığına yaklaşmak ve kişisel değerleri belirlemek yardımcı olabilir.
Onaylanma ihtiyacı ile öz güven arasında ilişki var mıdır?
Evet. Kendi değerlendirmesine güvenmekte zorlanan kişi, yeterli veya değerli olduğunu hissetmek için daha fazla dış onaya ihtiyaç duyabilir.
Onaylanma ihtiyacı için Ankara Psikolog desteği alınabilir mi?
Evet. Ankara Psikolog desteği kapsamında onay arama davranışlarının, reddedilme korkusunun, mükemmeliyetçiliğin ve kişinin öz değerini başkalarının görüşüne bağlama biçiminin değerlendirilmesi mümkündür.
Sonuç
Onaylanma ihtiyacı, kişinin değerini, kararlarını ve davranışlarını değerlendirebilmek için başkalarının olumlu görüşüne yoğun biçimde ihtiyaç duymasıdır.
Kabul edilmek ve takdir görmek doğal ihtiyaçlardır. Ancak dış onay kişinin temel öz değer kaynağı hâline geldiğinde eleştiri, fikir ayrılığı ve reddedilme ihtimali yoğun kaygı oluşturabilir.
Kişi insanları memnun etmek için hayır diyemeyebilir, kendi ihtiyaçlarından vazgeçebilir ve gerçek düşüncelerini saklayabilir. Aldığı onay kısa süreli rahatlama sağlasa da bir süre sonra yeniden güvence aramaya başlayabilir.
Onaylanma ihtiyacıyla başa çıkmanın amacı başkalarının görüşlerini bütünüyle önemsiz görmek değildir. Önce kendi görüşünü belirlemek, küçük kararları bağımsız vermek, eleştiri ile kişisel değeri ayırmak ve herkes tarafından beğenilmenin mümkün olmadığını kabul etmek daha dengeli bir öz değerlendirme geliştirmeye yardımcı olabilir.
Onaylanma ihtiyacı ilişkilerinizi, kararlarınızı veya öz güveninizi belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek almak bu örüntünün kaynaklarını anlamanıza yardımcı olabilir.
Ankara Psikolog ve çevrim içi psikolojik görüşme seçenekleri hakkında bilgi almak için Cinnah Psikoloji ve Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü ile 0541 519 22 15 numaralı telefondan iletişime geçebilir veya www.cinnahpsikolog.com adresini ziyaret edebilirsiniz.