Çankaya Mahallesi Ebu Ziya Tevfik Sokak 19/1 Çankaya/Ankara
Salı - Pazar: 09.00 - 21.00 Pazartesi : Kapalı
+90 (312) 427 55 56
info@cinnahpsikolog.com

En Son Yazı

İlişkilerde Sessiz Muamele Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

Sessiz Muamele Nedir?

Sessiz muamele, kişinin hoşnutsuzluğunu göstermek, çatışmadan kaçınmak, karşı tarafı cezalandırmak veya ilişki içinde kontrol sağlamak amacıyla iletişimi bilinçli biçimde azaltması ya da kesmesidir.

Sessiz muamele sırasında kişi:

  • Sorulara cevap vermeyebilir.
  • Karşısındaki kişiyi görmezden gelebilir.
  • Göz teması kurmaktan kaçınabilir.
  • Aynı ortamda bulunmasına rağmen yokmuş gibi davranabilir.
  • Mesajları okuyup cevap vermeyebilir.
  • Yalnızca zorunlu konularda kısa cevaplar verebilir.
  • Ne kadar süre konuşmayacağını açıklamayabilir.
  • Karşı taraf özür dileyene veya istediğini yapana kadar sessizliğini sürdürebilir.
  • İletişimi yeniden başlatma sorumluluğunu tamamen karşı tarafa bırakabilir.

Yakın ilişkilerde sessiz muamele üzerine yapılan çalışmalar, davranışın kasıtlı görmezden gelme, dışlama, hoşnutsuzluk gösterme veya kontrol kurma amacı taşıyabileceğini belirtmektedir. Bununla birlikte sessizliğin nedeni ve ilişki üzerindeki etkisi her durumda ayrıca değerlendirilmelidir. Yakın ilişkilerde sessiz muamele üzerine sistematik inceleme

Sessiz Muamele ile Sakinleşmek İçin Ara Vermek Aynı Şey midir?

Hayır. Tartışma sırasında konuşmaya ara vermek her zaman sessiz muamele değildir.

Duygusal yoğunluk arttığında kişi sağlıklı düşünmekte, dinlemekte ve kendisini dengeli biçimde ifade etmekte zorlanabilir. Böyle bir durumda kısa bir ara istemek tartışmanın daha fazla büyümesini önleyebilir.

Sağlıklı bir iletişim arası genellikle şu özelliklere sahiptir:

  • Kişi ara vermeye ihtiyaç duyduğunu açıkça söyler.
  • Neden ara istediğini kısaca açıklar.
  • İletişime ne zaman döneceğini belirtir.
  • Karşı tarafı belirsizlik içinde bırakmaz.
  • Arayı cezalandırma amacıyla kullanmaz.
  • Belirlenen zamanda konuşmaya geri döner.
  • Sorunu tamamen yok saymaz.

Örneğin:

“Şu anda çok öfkeliyim ve sağlıklı konuşamayacağımı hissediyorum. Bir saat sakinleşmek istiyorum. Saat sekizde bu konuyu yeniden konuşalım.”

Sessiz muamelede ise kişi çoğunlukla ne olduğunu ve ne zaman konuşacağını açıklamaz. Karşı taraf belirsizlik içinde kalır ve iletişimin yeniden başlaması için ne yapması gerektiğini tahmin etmeye çalışır.

Küsmek ile Sessiz Muamele Arasındaki Fark Nedir?

Küsmek günlük dilde birçok farklı davranışı ifade edebilir. Kişi kırıldığı için içine kapanabilir, duygularını nasıl anlatacağını bilemeyebilir veya karşısındakinin kendiliğinden ne olduğunu anlamasını bekleyebilir.

Sessiz muamele ise çoğunlukla iletişimi kesme davranışının ilişki üzerinde baskı oluşturacak biçimde kullanılmasıdır.

Kısa süreli içe kapanma her zaman kasıtlı cezalandırma değildir. Ancak kişi:

  • Sorunun ne olduğunu söylemiyor,
  • Karşı tarafı uzun süre yok sayıyor,
  • İletişimi bir yaptırım olarak kullanıyor,
  • Özür veya itaat elde edene kadar konuşmuyor,
  • Bu davranışı tekrar tekrar uyguluyorsa

sessiz muamele örüntüsünden söz edilebilir.

Davranışın adı kadar niyeti, süresi, sıklığı ve karşı tarafta oluşturduğu etki önemlidir.

Sessiz Muamele Belirtileri Nelerdir?

Sessiz muamele farklı biçimlerde görülebilir. Sık karşılaşılan işaretler şunlardır:

  • Tartışma sonrasında uzun süre konuşmamak
  • Karşı tarafın sorularına cevap vermemek
  • Aynı ortamda karşı taraf yokmuş gibi davranmak
  • Göz temasını tamamen kesmek
  • Mesaj ve aramalara kasıtlı olarak yanıt vermemek
  • Yalnızca ev, çocuk veya iş gibi zorunlu konularda konuşmak
  • Sessizliğin nedenini açıklamamak
  • İletişimin ne zaman başlayacağını söylememek
  • Karşı taraf özür dileyene kadar konuşmamak
  • Karşı tarafın neyi yanlış yaptığını tahmin etmesini beklemek
  • İstenilen davranış gerçekleşince birden konuşmaya başlamak
  • Sessizliği tehdit veya ceza gibi kullanmak
  • Başkalarıyla normal iletişim kurarken yalnızca belirli kişiyi yok saymak
  • Karşı taraf konuşmaya çalıştığında ortamdan ayrılmak
  • Duygusal yakınlığı tamamen geri çekmek
  • Tartışılan konuyu daha sonra da konuşmayı reddetmek

Bu işaretlerden biri tek başına sessiz muamele bulunduğunu göstermez. Kişinin duygusal yoğunluğu, iletişim becerileri, güvenlik ihtiyacı ve ilişkinin koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Sessiz Muamele Neden Yapılır?

Sessiz muamelenin tek bir nedeni yoktur. Bazı kişiler davranışı bilinçli bir kontrol yöntemi olarak kullanırken bazıları duygularını ifade etmekte zorlandığı için geri çekilebilir.

Cezalandırmak istemek

Kişi kendisini kıran veya öfkelendiren partnerine acı vermek, pişman olmasını sağlamak ya da ders vermek amacıyla konuşmayabilir.

Kontrol sağlamak

Sessizlik, karşı tarafın davranışını değiştirmek için kullanılabilir. Kişi konuşmaya yeniden başlamak için özür, itaat veya belirli bir davranış bekleyebilir.

Çatışmadan kaçınmak

Bazı kişiler fikir ayrılığını tehlikeli görür. Sorunu konuşmak yerine iletişimi keserek çatışmadan uzaklaşmaya çalışabilir.

Duyguları ifade etmekte zorlanmak

Kişi öfke, kırgınlık veya hayal kırıklığını nasıl anlatacağını bilemeyebilir. Sessizlik, ifade edilemeyen duyguların yerini alabilir.

Yoğun duygusal uyarılma

Tartışma sırasında kişi düşünemeyecek kadar öfkeli, kaygılı veya bunalmış hissedebilir. Bu durumda geri çekilme başlangıçta kendini düzenleme amacı taşıyabilir.

Sorun, kişinin ara verdiğini açıklamaması veya konuşmaya bir daha dönmemesiyle ortaya çıkabilir.

Öğrenilmiş aile davranışları

Çocuklukta sorunların konuşulmadığı, ebeveynlerin birbirine küstüğü veya sessizliğin ceza olarak kullanıldığı bir ortamda büyüyen kişi bu iletişim biçimini normal kabul edebilir.

Reddedilme ve incinme korkusu

Kişi duygularını açarsa reddedileceğini, küçümseneceğini veya zayıf görüneceğini düşünebilir. Önce kendisi uzaklaşarak incinme ihtimalini azaltmaya çalışabilir.

Güç kazanma isteği

İletişimin ne zaman başlayacağına tek kişinin karar vermesi ilişkide güç dengesizliği oluşturabilir. Diğer kişi belirsizlik nedeniyle daha fazla çaba göstermeye başlayabilir.

İlişkiyi bitirmek isteyip bunu söyleyememek

Bazı kişiler ayrılmak istediğini açıkça konuşmak yerine karşı tarafın vazgeçmesini bekleyebilir. İletişimi azaltarak ilişkinin kendiliğinden sona ermesini umabilir.

Sessiz Muamele Kasıtlı Olmayabilir mi?

Evet. Bazı insanlar sessizliklerinin karşı tarafta ne kadar yoğun bir etki oluşturduğunu fark etmeyebilir. Duygularını ifade edecek kelime bulamadıkları veya çatışma sırasında donup kaldıkları için konuşamayabilirler.

Kasıtlı cezalandırma ile istemsiz kapanmayı ayırmak için şu sorular değerlendirilebilir:

  • Kişi konuşmakta zorlandığını açıklıyor mu?
  • Sakinleşince iletişime geri dönüyor mu?
  • Sorunu çözmek için çaba gösteriyor mu?
  • Sessizlik belirli bir davranışı yaptırmak için mi kullanılıyor?
  • Karşı tarafın kaygısı küçümseniyor mu?
  • Bu davranış tekrar tekrar yaşanıyor mu?
  • İletişimin kesilmesi saatlerce veya günlerce sürüyor mu?

Niyet önemli olmakla birlikte davranışın karşı taraftaki etkisi de göz ardı edilmemelidir. Kişi cezalandırma amacı taşımadığını söylese bile tekrarlayan ve açıklanmayan iletişim kesintileri ilişkide güvensizlik oluşturabilir.

Sessiz Muamele İlişkileri Nasıl Etkiler?

Belirsizlik oluşturur

İletişimin neden kesildiğini bilmeyen kişi ne olduğunu anlamak için sürekli düşünmeye başlayabilir. Karşı tarafın ilişkiyi bitirip bitirmediğini veya ne zaman konuşacağını tahmin etmeye çalışabilir.

Kaygıyı artırır

Özellikle terk edilme korkusu veya bağlanma kaygısı bulunan kişiler sessizliği yoğun bir reddedilme işareti olarak algılayabilir.

Öz değeri etkileyebilir

Tekrar tekrar yok sayılan kişi düşüncelerinin, duygularının veya varlığının önemsiz olduğunu hissedebilir.

Sorunun çözülmesini engeller

İletişim tamamen kesildiğinde taraflar ihtiyaçlarını, beklentilerini ve rahatsızlıklarını konuşamaz. Çatışma görünürde sona erse bile temel sorun devam eder.

Öfke ve kırgınlık biriktirir

Sessizliğe maruz kalan kişi ilişkiyi düzeltmek için çaba gösterirken zamanla yoğun öfke ve kırgınlık yaşayabilir.

Güveni zedeler

Kişi her tartışmadan sonra partnerinin iletişimi kesip kesmeyeceğini düşünmeye başlayabilir. Bu durum ilişkide duygusal güvenliği azaltabilir.

Yaklaşma ve geri çekilme döngüsü oluşturur

Bir taraf sorunu çözmek için daha fazla konuşmaya çalıştıkça diğer taraf daha fazla uzaklaşabilir. Uzaklaşma arttıkça konuşma talebi yoğunlaşabilir.

Araştırmalarda “talep etme–geri çekilme” olarak incelenen bu örüntünün olumsuz bireysel ve ilişkisel sonuçlarla bağlantılı olabileceği belirtilmektedir. Talep etme–geri çekilme iletişim döngüsü araştırması

Sessiz Muamele Duygusal Şiddet midir?

Her sessizlik duygusal şiddet değildir. Bir kişinin sakinleşmek için zamana ihtiyaç duyması, kendisini güvende hissetmediği bir konuşmadan uzaklaşması veya o anda konuşamayacak durumda olması sağlıklı bir sınır olabilir.

Ancak sessizlik:

  • Karşı tarafı cezalandırmak,
  • Kontrol etmek,
  • Korkutmak,
  • İtaat ettirmek,
  • Değersiz hissettirmek,
  • Sürekli belirsizlik içinde bırakmak,
  • İletişim ve yakınlığı bir tehdit aracı olarak kullanmak

amacıyla tekrar tekrar uygulanıyorsa duygusal istismar veya psikolojik şiddet örüntüsünün parçası olabilir.

Davranışın bir ilişkideki genel bağlamı önemlidir. Hakaret, tehdit, ekonomik kontrol, sosyal izolasyon, kıskançlık ve fiziksel şiddet gibi başka davranışlar da bulunuyorsa güvenliğin önceliklendirilmesi gerekir.

Sessiz Muamele ile Sınır Koymak Arasındaki Fark Nedir?

Sınır koymak, kişinin neye ihtiyaç duyduğunu ve hangi durumda ne yapacağını açık biçimde ifade etmesidir.

Örneğin:

“Bana hakaret edildiğinde konuşmaya devam etmeyeceğim. İkimiz de sakinleştiğimizde tekrar konuşabiliriz.”

Bu ifadede davranış, ihtiyaç ve iletişime dönüş koşulu açıktır.

Sessiz muamelede ise kişi çoğunlukla açıklama yapmadan ilişkiyi keser ve karşı tarafın ne yapması gerektiğini tahmin etmesini bekler.

Sağlıklı sınır iletişim içerir. Sessiz muamele ise iletişimin geri çekilmesini baskı aracı olarak kullanabilir.

Sessiz Muameleye Maruz Kalınca Ne Hissedilebilir?

Sessiz muameleye maruz kalan kişi şu duyguları yaşayabilir:

  • Kaygı
  • Üzüntü
  • Öfke
  • Suçluluk
  • Utanç
  • Değersizlik
  • Yalnızlık
  • Çaresizlik
  • Terk edilme korkusu
  • Kafa karışıklığı
  • Kontrol kaybı
  • Yoğun bir özür dileme ihtiyacı

Kişi karşı tarafın yeniden konuşmasını sağlamak için gerçek sorumluluğundan daha fazlasını üstlenebilir. Ne yaptığını bilmediği hâlde özür dileyebilir veya kendi sınırlarından vazgeçebilir.

Sessiz Muameleyle Nasıl Başa Çıkılır?

Davranışı açık biçimde tanımlayın

Suçlayıcı bir etiket kullanmadan gözlemlediğiniz davranışı ifade edebilirsiniz:

“Dünkü tartışmadan beri sorularıma cevap vermediğini ve benimle göz teması kurmadığını fark ediyorum.”

Bu ifade “Sen kötü birisin” demek yerine somut davranışa odaklanır.

Sakinleşme ihtiyacı olup olmadığını sorun

Karşı tarafın cezalandırmak mı istediğini, yoksa konuşamayacak kadar yoğun duygu mu yaşadığını hemen bilemeyebilirsiniz.

“Şu anda konuşmakta zorlanıyorsan ara verebiliriz. Ne zaman yeniden konuşabileceğimizi bilmeye ihtiyacım var.”

şeklinde bir yaklaşım kullanılabilir.

İletişim için belirli bir zaman önerin

Belirsizliği azaltmak için somut bir zaman belirleyebilirsiniz:

“Bu konuyu bugün konuşamayacaksan yarın akşam saat yedide ele almayı öneriyorum.”

Karşı taraf bu zamanı kabul etmeyebilir; ancak siz kendi ihtiyacınızı açık biçimde ifade etmiş olursunuz.

Peşinden tekrar tekrar gitmeyin

Sürekli mesaj göndermek, özür dilemek veya konuşması için yalvarmak sessizlik davranışını istemeden güçlendirebilir.

Bir kez açık iletişim kurduktan sonra kendi günlük yaşamınıza dönmeyi ve sınırınızı korumayı deneyebilirsiniz.

Bilmediğiniz bir hata için özür dilemeyin

Sırf iletişim yeniden başlasın diye sorumluluğunuz olmayan bir durum için özür dilemek kısa vadede rahatlama sağlayabilir. Ancak uzun vadede sessizliğin bir kontrol aracı olarak kullanılmasını destekleyebilir.

Sorumluluğunuz olan bir davranış varsa bunu açıkça kabul edebilirsiniz:

“Sana karşı kullandığım sert ifade için özür dilerim. Ancak günlerce iletişimin kesilmesini sağlıklı bulmuyorum.”

Kendi duygularınızı düzenleyin

Sessizlik yoğun kaygı oluşturduğunda bütün dikkatiniz karşı tarafa yönelebilir.

Bu sırada:

  • Duygunuzu isimlendirebilirsiniz.
  • Güvendiğiniz biriyle konuşabilirsiniz.
  • Günlük sorumluluklarınıza devam edebilirsiniz.
  • Bedensel gerginliğinizi fark edebilirsiniz.
  • Düşüncelerinizi yazabilirsiniz.
  • Kontrol edebildiğiniz ve edemediğiniz alanları ayırabilirsiniz.

Amaç sessiz muameleyi normalleştirmek değil, karşı tarafın davranışının bütün gününüzü kontrol etmesini azaltmaktır.

Sınırınızı açıkça ifade edin

Tekrarlayan sessiz muamele karşısında şu tür bir sınır kurulabilir:

“Tartışma sırasında sakinleşmek için ara vermene saygı duyabilirim. Ancak ne zaman konuşacağımızı söylemeden günlerce iletişimi kesmeni kabul etmiyorum.”

“İletişimin ceza olarak kesildiği bir ilişkiyi sürdüremem.”

Sınır, karşı tarafı zorla değiştirmek değil, sizin hangi koşullarda ilişkide kalacağınızı ve ne yapacağınızı açıklamaktır.

Örüntüyü değerlendirin

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Bu davranış ne sıklıkta yaşanıyor?
  • Sessizlik ne kadar sürüyor?
  • İletişim yeniden başladığında sorun konuşuluyor mu?
  • Her seferinde ben mi özür diliyorum?
  • Sessizlik belirli bir davranışı yaptırmak için mi kullanılıyor?
  • Korktuğum için kendi sınırlarımdan vazgeçiyor muyum?
  • İlişkide kendimi güvende ve değerli hissediyor muyum?

Tek bir olaydan çok tekrar eden örüntü, ilişkinin niteliği hakkında bilgi verebilir.

Güvenliğinizi önceliklendirin

Sessiz muamele tehdit, takip, fiziksel şiddet, ekonomik kontrol veya sosyal izolasyon gibi davranışlarla birlikte görülüyorsa ilişkiyi yalnızca iletişim sorunu olarak değerlendirmemek gerekir.

Kendinizi tehlikede hissediyorsanız güvendiğiniz kişilerden ve uygun kurumlardan destek alın. Acil tehlike durumunda bulunduğunuz yerdeki acil yardım hizmetlerine başvurun.

Sessiz Muamele Yapan Kişi Ne Yapabilir?

Sessizliğinizi cezalandırma veya çatışmadan kaçınma amacıyla kullandığınızı fark ediyorsanız davranışın altında hangi duygu ve ihtiyacın bulunduğunu değerlendirebilirsiniz.

İhtiyacınızı söyleyin

“Konuşmak istemiyorum” yerine:

“Şu anda çok öfkeliyim ve sakinleşmek için zamana ihtiyacım var.”

demek karşı tarafın belirsizlik yaşamasını azaltabilir.

Ne zaman döneceğinizi belirtin

“Bir süre konuşmayacağım” yerine:

“Bir saat ara verip saat dokuzda konuşmaya devam etmek istiyorum.”

gibi belirli bir ifade kullanabilirsiniz.

Verdiğiniz sürede iletişime dönün

Ara istemek ancak konuşmaya geri dönüldüğünde sağlıklı bir çatışma düzenleme yöntemi olabilir.

Duygunuzu davranış yerine kelimelerle ifade edin

“Bunu yaptığında kırıldım.”

“Şu anda kendimi değersiz hissediyorum.”

“Bu konuda anlaşılmaya ihtiyacım var.”

gibi ifadeler sessizlikten daha açık bir iletişim sağlar.

Karşı tarafın zihninizi okumasını beklemeyin

Partneriniz neye kırıldığınızı her zaman anlayamaz. Rahatsızlığınızı açıklamak onun sorumluluk almasına ve davranışını değerlendirmesine fırsat verir.

Cezalandırma isteğini fark edin

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Sessiz kalarak ne olmasını istiyorum?
  • Karşı tarafın üzülmesini mi bekliyorum?
  • Özür dilemesini veya istediğimi yapmasını mı sağlamaya çalışıyorum?
  • İhtiyacımı doğrudan söylesem ne olurdu?

Davranışın işlevini fark etmek değişim için başlangıç olabilir.

Tartışma Sırasında Sağlıklı Ara Nasıl Verilir?

Sağlıklı bir ara için dört unsur kullanılabilir:

  1. Yaşadığınız durumu açıklayın.
  2. Ara isteyin.
  3. Yaklaşık süre belirleyin.
  4. Konuşmaya geri dönün.

Örnek ifadeler:

“Şu anda çok gerildim ve seni dinlemekte zorlanıyorum. Yarım saat ara verip tekrar konuşabilir miyiz?”

“Bu konuyu yok saymak istemiyorum. Sakinleşmek için bu akşama kadar zamana ihtiyacım var.”

“Konuşmaya devam edersem kırıcı olabileceğimden endişeleniyorum. Saat sekizde yeniden başlayalım.”

“Şimdi yalnız kalmak istiyorum ama ilişkiyi bitirmiyorum. Bir saat sonra sana döneceğim.”

Aranın süresi kişiye ve duruma göre değişebilir. Ancak uzun ve belirsiz iletişim kesintileri karşı tarafta güvensizlik oluşturabilir.

Sessiz Muamele Sonrasında İlişki Nasıl Onarılabilir?

İletişim yeniden başladığında yalnızca tartışılan konuyu değil, iletişimin kesilme biçimini de konuşmak önemlidir.

Şu başlıklar ele alınabilir:

  • Sessizliğin iki taraf üzerindeki etkisi
  • Kişinin neden geri çekildiği
  • Diğer kişinin ne hissettiği
  • Bir sonraki tartışmada nasıl ara verileceği
  • Aranın ne kadar sürebileceği
  • İletişime dönüşün nasıl yapılacağı
  • Hangi davranışların kabul edilemeyeceği

Örneğin ortak bir anlaşma şöyle olabilir:

“Tartışma sırasında bunaldığımızda en fazla birkaç saat ara isteyeceğiz. Ne zaman konuşacağımızı söyleyecek ve o zamanda konuya geri döneceğiz. Hakaret etmeyecek ve iletişimi ceza olarak kesmeyeceğiz.”

Ortak anlaşmanın işe yaraması için her iki tarafın da uygulamaya istekli olması gerekir.

Sessiz Muamele Değişir mi?

Sessiz muamele öğrenilmiş ve tekrar eden bir iletişim biçimi olabilir. Kişi davranışının işlevini fark ettiğinde, duygularını ifade etmeyi ve sağlıklı ara vermeyi öğrendiğinde değişim mümkün olabilir.

Ancak değişim yalnızca sessizliğe maruz kalan kişinin daha dikkatli davranmasıyla gerçekleşmez. Sessiz muameleyi kullanan kişinin de davranışını kabul etmesi ve sorumluluk alması gerekir.

Kişi sorunu reddediyor, karşı tarafı suçluyor veya sessizliği kontrol aracı olarak kullanmaya devam ediyorsa ilişkinin sınırları yeniden değerlendirilmelidir.

Sessiz Muamele İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınabilir?

Aşağıdaki durumlarda psikolojik destek değerlendirilebilir:

  • Tartışmalardan sonra iletişim sık sık kesiliyorsa
  • Sessizlik saatlerce veya günlerce sürüyorsa
  • Sorunları konuşmak mümkün olmuyorsa
  • İletişim kurmak için sürekli özür dilemeniz gerekiyorsa
  • Sessizlik yoğun kaygı ve terk edilme korkusu oluşturuyorsa
  • İlişkide kendinizi değersiz veya görünmez hissediyorsanız
  • Sessizliği ceza veya kontrol aracı olarak kullanıyorsanız
  • Öfkenizi kelimelerle ifade etmekte zorlanıyorsanız
  • Aynı yaklaşma ve geri çekilme döngüsü tekrarlanıyorsa
  • İlişkinizde sınır koymakta zorlanıyorsanız
  • Sessiz muamele başka kontrol veya şiddet davranışlarıyla birlikte görülüyorsa

Psikolojik destek bireysel olarak alınabileceği gibi, ilişkinin koşulları uygunsa çift görüşmeleri de değerlendirilebilir. Şiddet veya güvenlik riski bulunan ilişkilerde çift görüşmesi her zaman uygun olmayabilir; öncelik güvenliğin değerlendirilmesidir.

Psikolojik Görüşmelerde Sessiz Muamele Nasıl Ele Alınabilir?

Psikolojik görüşmelerde yalnızca sessizliğin kendisine değil, bu davranışı tetikleyen duygulara, düşüncelere ve ilişki döngüsüne de odaklanılabilir.

Süreçte şu alanlar değerlendirilebilir:

  • Çatışma sırasında yaşanan duygusal yoğunluk
  • Öfke ve kırgınlığı ifade etme biçimleri
  • Yakınlık ve geri çekilme örüntüleri
  • Bağlanma kaygısı ve terk edilme korkusu
  • Çatışmadan kaçınma
  • Kontrol ve güç ihtiyacı
  • Aile içinde öğrenilen iletişim biçimleri
  • Sağlıklı ara verme becerisi
  • Açık ve doğrudan iletişim
  • İhtiyaçları ifade etme
  • Sınır koyma
  • İlişki onarma becerileri

Her ilişkide sessizliğin anlamı farklı olabilir. Bu nedenle değerlendirme kişinin yaşam öyküsü, mevcut ilişki koşulları ve güvenlik durumu doğrultusunda yapılmalıdır.

Ankara’da İlişki Sorunları ve Sessiz Muamele İçin Psikolog Desteği

Tartışmaların ardından partneriniz sizinle uzun süre konuşmuyor, sorunun ne olduğunu açıklamıyor veya iletişimi bir ceza gibi kullanıyor olabilir. Siz de çatışma sırasında kendinizi ifade edemediğiniz için tamamen geri çekiliyor olabilirsiniz.

Ankara Çankaya’da hizmet veren Cinnah Psikoloji, yetişkinlere ve çiftlere yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikolojik görüşme seçenekleri sunmaktadır.

Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü; yetişkinlerde ve çift ilişkilerinde iletişim sorunları, sessiz muamele, çatışmadan kaçınma, terk edilme korkusu, bağlanma örüntüleri ve sınır koyma güçlüklerinin değerlendirilmesine yönelik psikolojik görüşmeler gerçekleştirmektedir.

Görüşmelerde amaç taraflardan birini suçlamak değildir. Sessizliği ortaya çıkaran duygu ve düşüncelerin, yaklaşma ve geri çekilme döngülerinin ve karşılıklı iletişim ihtiyaçlarının anlaşılmasına yardımcı olmak hedeflenir.

Randevu ve görüşme seçenekleri için:

Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü
Cinnah Psikoloji
Telefon: 0541 519 22 15
Klinik telefonu: 0312 427 55 56
E-posta: ezgi@cinnahpsikolog.com
Genel e-posta: info@cinnahpsikolog.com
İnternet sitesi: www.cinnahpsikolog.com

Sessiz Muamele Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sessiz muamele ne demektir?

Sessiz muamele, kişinin hoşnutsuzluğunu göstermek, karşı tarafı cezalandırmak, çatışmadan kaçınmak veya kontrol sağlamak amacıyla iletişimini kasıtlı olarak azaltması ya da kesmesidir.

Sessiz muamele belirtileri nelerdir?

Sorulara cevap vermemek, karşı tarafı yok saymak, mesajlara kasıtlı biçimde dönmemek, sessizliğin nedenini açıklamamak ve iletişimi özür ya da itaat sağlamak için kullanmak görülebilir.

Sessiz muamele ile sakinleşmek için ara vermek aynı mıdır?

Hayır. Sağlıklı bir arada kişi neden zamana ihtiyaç duyduğunu ve ne zaman konuşmaya döneceğini açıklar. Sessiz muamelede karşı taraf çoğunlukla belirsizlik içinde bırakılır.

Sessiz muamele neden yapılır?

Cezalandırma, kontrol kurma, çatışmadan kaçınma, duyguları ifade edememe, yoğun öfke, reddedilme korkusu veya aile içinde öğrenilen iletişim biçimleri etkili olabilir.

Sessiz muamele duygusal şiddet midir?

Her sessizlik duygusal şiddet değildir. Ancak karşı tarafı kontrol etmek, korkutmak, cezalandırmak veya değersiz hissettirmek amacıyla tekrar tekrar kullanılıyorsa duygusal istismar örüntüsünün parçası olabilir.

Partnerim konuşmuyorsa ne yapmalıyım?

Davranışı açıkça ifade edebilir, sakinleşmek için zamana ihtiyacı olup olmadığını sorabilir ve konuşmak için belirli bir zaman önerebilirsiniz. Tekrar eden sessizlik karşısında kendi sınırlarınızı değerlendirmeniz önemlidir.

Sessiz muamele ne kadar sürer?

Sabit bir süre yoktur. Davranış saatlerce veya günlerce sürebilir. Belirleyici olan yalnızca süre değil; sessizliğin amacı, tekrar edip etmediği ve iletişime dönüş bulunup bulunmadığıdır.

Sessiz muameleye karşı özür dilemek doğru mudur?

Gerçekten sorumluluğunuz olan davranış için özür dileyebilirsiniz. Ancak yalnızca iletişim yeniden başlasın diye bilmediğiniz veya yapmadığınız bir durum için özür dilemek sağlıklı olmayabilir.

Sessiz muamele yapan kişi değişir mi?

Kişi davranışının etkisini kabul eder, sorumluluk alır ve daha sağlıklı iletişim becerileri geliştirmeye istekli olursa değişim mümkün olabilir.

Sessiz muamele için psikolog desteği alınabilir mi?

Evet. Psikolojik görüşmeler sessizliği tetikleyen duyguların, çatışma örüntülerinin, bağlanma kaygısının ve iletişim güçlüklerinin anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Sonuç

Sessiz muamele, kişinin rahatsızlığını açıkça konuşmak yerine iletişimi kesmesi, karşı tarafı yok sayması veya duygusal teması geri çekmesidir.

Her sessizlik aynı değildir. Tartışma sırasında sakinleşmek için zaman istemek, ne zaman iletişime dönüleceğini açıklamak ve belirlenen zamanda konuşmaya devam etmek sağlıklı bir ara olabilir. Karşı tarafı belirsizlik içinde bırakmak ve sessizliği cezalandırma ya da kontrol amacıyla kullanmak ise ilişkiye zarar verebilir.

Sessiz muameleye maruz kalan kişinin görevi karşı taraf konuşana kadar yalvarmak, sorumluluğu olmayan konularda özür dilemek veya kendi sınırlarından vazgeçmek değildir. Davranışı açıkça tanımlamak, iletişim için belirli bir zaman önermek ve tekrar eden örüntüler karşısında sınır koymak önemlidir.

Sessiz muameleyi kullanan kişi açısından ise duygu ve ihtiyaçları doğrudan ifade etmek, sağlıklı bir ara istemek ve söz verilen zamanda iletişime dönmek daha dengeli bir yaklaşım olabilir.

Sessiz muamele ilişkinizde tekrar ediyor, yoğun kaygı oluşturuyor veya başka kontrol ve şiddet davranışlarıyla birlikte görülüyorsa profesyonel destek almak ilişki örüntülerini ve güvenlik ihtiyaçlarını değerlendirmenize yardımcı olabilir.

Ankara Çankaya’da yüz yüze veya çevrim içi psikolojik görüşme seçenekleri hakkında bilgi almak için Cinnah Psikoloji ve Psikolog Ezgi Bektaş Ünlü ile 0541 519 22 15 numaralı telefondan iletişime geçebilir veya www.cinnahpsikolog.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir tartışmanın ardından partneriniz sizinle saatlerce veya günlerce konuşmuyor olabilir. Sorunun ne olduğunu sorduğunuzda cevap vermeyebilir, bulunduğunuz ortamdan ayrılabilir ya da yalnızca zorunlu konularda iletişim kurabilir.

Siz yaşananları anlamaya ve iletişim kurmaya çalıştıkça sessizlik devam edebilir. Bir süre sonra neyi yanlış yaptığınızı düşünmeye, özür dilemeye veya ilişkiyi yeniden düzeltmek için bütün sorumluluğu üstlenmeye başlayabilirsiniz.

Bazen de tartışma sırasında yoğun öfke yaşadığınız için konuşmayı durduruyor olabilirsiniz. Söyleyeceğiniz sözlerden pişman olmamak veya sakinleşmek için zamana ihtiyaç duyabilirsiniz.

Her sessizlik aynı anlama gelmez. Sakinleşmek amacıyla kısa bir ara vermek ile karşı tarafı cezalandırmak, kontrol etmek veya yok saymak amacıyla iletişimi kesmek arasında önemli bir fark vardır.

Sessiz muamele, kişinin rahatsızlığını açıkça konuşmak yerine karşı tarafla iletişimini kasıtlı olarak kesmesi, onu görmezden gelmesi veya duygusal teması geri çekmesidir. İngilizcede “silent treatment” olarak adlandırılan bu davranış romantik ilişkilerde, aile içinde, arkadaşlıklarda ve iş ilişkilerinde görülebilir.

Bu yazıda sessiz muamelenin ne olduğunu, sağlıklı bir iletişim arasından nasıl ayrıldığını, neden ortaya çıkabileceğini ve bu davranışla karşılaşıldığında neler yapılabileceğini ele alacağız.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her ilişki ve iletişim örüntüsü farklıdır. İçerik, psikolojik değerlendirme veya kişiye özel psikolojik destek yerine geçmez.